Yöneticilikte Samimiyet Krizi 10 Temmuz 2025, 16:17
Genç bir öğretmen, özel bir okulda göreve başlar. Müdür yardımcısı onu ilk günlerde sık sık över: — “Senin gibi öğretmenlere çok ihtiyacımız var.” Ancak zamanla bu övgülerin yerini ağır görevler ve takdir edilmeyen emekler alır. Bir veliyle yaşadığı küçük bir sorunda yüksek sesle azar işitir. Aynı yönetici, bir saat sonra üst yönetimden biri geldiğinde yanına gelip tebessümle konuşur: — “Hocamız harika işler çıkarıyor, değil mi hocam?” Genç öğretmen o gün şunu anlar: Bu kişi bir değil, iki farklı maske taşıyor.
Bu olay sadece bir kişinin yaşadığı şahsi bir deneyim değil. Bugün iş dünyasında, özellikle eğitim kurumlarında sık sık tekrarlanan bir tabloya işaret ediyor. Son yıllarda istifa eden çalışanların en büyük ortak noktası ne ücret ne de iş yükü… En sık duyulan cümle şu:
“İşimden değil, yöneticimden ayrıldım.”
Yukarıya Şirin, Aşağıya Zalim
Yöneticilikte samimiyet krizi yaşıyoruz. Sosyal medyada kendisini “ilham veren lider” olarak tanıtan yöneticilerin çoğu, gerçek hayatta güven kırıcı, baskıcı, riyakar ve ilgisiz bir tavır sergiliyor. Bu çelişki öyle derin ki, artık çalışanlar kurumdan önce yöneticisine bakarak karar veriyor: İşe evet mi demeli, hayır mı demeli ya da kalmalı mı, gitmeli mi?
Gallup’un 2023 verileri bu gerçeği destekliyor. Dünya genelinde çalışanların %70’i işten ayrılma nedeni olarak doğrudan yöneticilerini gösteriyor. Aynı raporda sadece %23’lük bir kesimin işine bağlılık hissettiği belirtiliyor. Gallup’un şu ifadesi artık klasikleşti:
“İnsanlar işlerinden değil, kötü yöneticilerden ayrılır.”
MIT Sloan Management Review’un 2022’de yayımladığı çalışmada ise “toksik işyeri kültürü”, düşük maaşlardan 10 kat daha güçlü bir ayrılma nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik bu toksik ortamın ana kaynağı, genellikle yöneticinin tutumu oluyor.
Okul müdürleri çalışması (2021): Adıyaman’daki 341 öğretmen üzerine yapılan araştırmada, okul müdürünün iletişim becerileri öğretmenlerin örgütsel bağlılığını yaklaşık %38 oranında etkiliyor. İyi iletişim, bağlılığı ciddi biçimde artırıyor.
Eğitim kurumlarında durum daha da hassas. Zira bir okul yöneticisinin adaleti, iletişim dili ve empati seviyesi, sadece öğretmenin değil, öğrencinin ve velinin hayatını da etkiliyor. Ama ne yazık ki pek çok okulda öğretmenler, başarı skorlarının vitrini yapılmak uğruna baskılanıyor, değersizleştiriliyor ve sessizce uzaklaştırılıyor.
Gerçek Liderlik, Cümlelerde Değil Karakterde Gizli
Liderlik, seminer sunumlarında ya da LinkedIn gönderilerinde değil, gündelik davranışta kendini belli eder. Bir lider, başarının arkasında durduğu kadar, hatanın da sorumluluğunu alır. Güçsüz olanı ezmek yerine elinden tutar.
İnsan ilişkilerinde gösteriş değil, güven üretir. Kendisini değil çalışanlarını yüceltir.
Bu yüzden yazıyı tek bir soruyla bitirmek istiyorum:
Bugün yönetici olan biri, son ayrılan çalışana gönülden şu soruyu sorabiliyor mu?:
“Sana nerede eksik kaldım?”
Bu soruyu içtenlikle sorabilenler, liderliğe yaklaşmıştır. Soramayanlarsa hâlâ sadece yönetici unvanına sıkı sıkıya sarılmış demektir.
Adem Keven – Eğitim Yöneticisi
DIĞER HABERLER
-
İstanbul Ticaret Odası Meclis Toplantısı’na katılım
14 Mayıs 2026, 17:31 -
5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu Kapsamındaki İdari Para Cezalarında "Tekerrür" Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali
14 Mayıs 2026, 12:43 -
Ailede Sosyalleşmeye Pratik Bir Çözüm ve Bu Süreçte Okulun Rolü
14 Mayıs 2026, 09:56 -
FİNAL PRESTİJ KURS AÇILIŞ TÖRENİNE KATILIM.
14 Mayıs 2026, 09:53 -
BAB-I ALİ TOPLANTISINA KATILIM
14 Mayıs 2026, 09:49 -
BURSA'DA OKUL ZİYARETLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
12 Mayıs 2026, 23:05 -
ÖZKURBİR Yönetimi Bursa’daki Eğitim Zirvesine Katıldı
12 Mayıs 2026, 22:39 -
Eğitim ve kendimiz olmak -4-
12 Mayıs 2026, 09:17 -
EKRANIN KARANLIK YÜZÜNE KARŞI AÇIK BİR ÇAĞRI!!!!
12 Mayıs 2026, 08:46 -
Tasavvufun eğitimdeki yeri
11 Mayıs 2026, 08:09

