YEZİDİN HARCI ZULÜM, YİĞİDİN BURCU ÖLÜM 21 Kasım 2025, 07:39
Tarihin karanlık koridorlarında yankılanan bu söz, yalnızca bir ağıt değil; bir teşhis, hatta bir itiraftır. İnsanlık dediğimiz tuhaf melez varlığın, aynı bedende hem celladı hem de kurbanı taşıma becerisinin özetidir. Zulüm, sanıldığı gibi
dışarıdan gelen bir felaket değildir; çoğu zaman içeriden, bizzat bizden sızar. Düşünmez, anlamaz, hesap vermez, vicdanını terbiye etmezsen, Yezid dediğin yalnızca tarihte değil, zihnin içinde de ortaya çıkar. Medeniyetin çatlak yerleri tam da buradadır: İnsan sorumluluk almaktan kaçtığında, boşluk hemen kötülükle dolar. Zulüm bir tercih değil, konfor alanıdır. Sorgulama gerektirmez, yüzleşmeye mecbur bırakmaz, insanın kendine ayna tutmasına ihtiyaç duymaz. Bu nedenle tarihte Yezidler çoktur; fakat hikâyesi yazılmayan milyonlarca sessiz seyirci daha çoktur. Kötülüğü mümkün kılanlar yalnızca zalimler değil; ses etmeyenler, görmezden gelenler, “kader” deyip geçenlerdir. Zulmün harcı sadece Yezid’in değil, onun için kılını dahi kıpırdatmayanların elindedir.
Yiğitlik ise popüler kültürün sandığı gibi meydan okuma değil, ölümle flört eden bir bilgeliktir: Adaletin bedeli olduğunu bilmek ve o bedeli ödemeyi göze almak. Ölüm burada bir romantizm değil; bir gerçeklik testidir. İnsan kendi değerlerini hayatıyla imzalamaya hazır mı? Çoğu insan hazır değildir. Yiğitlik nadirdir, çünkü insanın önce kendini fethetmesi gerekir. Alev Alatlı’nın sıkça işaret ettiği gibi, insanlığın krizi teknik değil, ahlakidir. Yezidlik aklın ihmalinden, yiğitlik kalbin terbiyesinden doğar. Sistemler, ideolojiler, rejimler… bunların hiçbiri insanın içindeki çürüme ile yüzleşmediği sürece kalıcı çözüm sunamaz. Bir toplumun çöküşü önce ruhunda başlar; sonra kurumlarına, ardından sokaklarına sirayet eder.
Bu yüzden “Yezidin harcı zulüm” derken mesele yalnızca tarihî bir figürü lanetlemek değildir. Asıl soru şudur: Bugün hangi kararlarımızla zulmün harcına su taşıyoruz? “Yiğidin burcu ölüm” cümlesi ise şu soruyu zorlar: Hangi değer uğruna gerçekten risk almaya hazırız? Kaderimizi değiştirecek olan işte bu iki soruya verdiğimiz cevaplardır. Zulmün harcı dağıtılabilir, ölüm burcu yıkılıp yerine yaşamın kulesi dikilebilir. Yeter ki insan hakikatin ağırlığıyla yüzleşmekten kaçmasın.
HACER ELBEY - EĞİTİM YÖNETİCİSİ
DIĞER HABERLER
-
Bir Ayın Ruhu, Bir Yılın Eğitim İklimi Olabilir mi?
19 Mart 2026, 18:24 -
Ramazan Bitiyor… Manevi İklim de Bitecek mi?
19 Mart 2026, 17:48 -
Veli Toplantılarının Anatomisi
19 Mart 2026, 17:36 -
BAYRAM OLACAK BİR RAMAZAN
19 Mart 2026, 17:24 -
Eğitim Nerede Başlar? “Kasis!” ve Trafik Kültürü
18 Mart 2026, 17:58 -
Dedemin Tespihine Ne Oldu?
18 Mart 2026, 17:55 -
TAHAYYÜL VE TASAVVUR
18 Mart 2026, 17:52 -
Kul hakkı yemek orucu bozar mı?!..
14 Mart 2026, 10:02 -
Ramazan’ın Çocukları: Osmanlı’da pedagoji ve kültürün inceliği
14 Mart 2026, 09:47 -
ÖZKURBİR Başkanı Enis Şener, Milli İrade Platformu İftar Programı'na Katıldı
13 Mart 2026, 23:30

