Sahi Kimsiniz? 26 Eylül 2025, 10:03
Aynaya bakmak cesaret ister. Sizde o var mı? Kim olduğunu bilmeyen, her rolü oynar.Yeter ki seyirci alkışlasın. Unutulmuş bir Doğu Bilgesi, muhtemelen Anadolu’dan…
Sahî kimsiniz?
Hayır, mesleğinizden sormuyorum. Unvanınızla ilgilenmiyorum.CV’nizle, LinkedIn profilinizle, Instagram’daki tatil pozlarınızla hiç ilgilenmiyorum.
Kimsiniz siz?
Yani gece yalnız kaldığınızda, şarjınız bittiğinde, ekranlar karardığında kendinize hangi gözle bakıyorsunuz?Ya da bakabiliyor musunuz?
Biz öyle bir çağdayız ki… Herkes bir şey olmaya çalışıyor.Ama kimse kim olduğunu bilmiyor.
Sahî kimsiniz?
Diplomalardan bir kimlik inşa ediyorsunuz, ama vicdanınız ilkokul terk. Markalardan bir kişilik yaratıyorsunuz, ama ruhunuz pazarda ikinci el.
Adınız var, soyadınız var, ama karakteriniz? Nerede o? En son hangi kararda kendinize sadık kaldınız?
Burası kimliklerin ülkesi değil, maskelerin pazarı. İnsanlar ne olduğuyla değil, neye benzediğiyle ilgileniyor. Ve siz de kendinizi bu curcunanın içine attınız.Biraz entel mi olmak istediniz? Üç kitap ismi ezberleyip, dördüncü sayfayı açmadan fotoğraf paylaştınız.
Biraz politik mi görünmek istediniz? Her gün değişen gündemlere fırlatıldınız, ama hangi fikir sizin belli değil.
İnançlı mıydınız? Yoksa inançlı görünmenin sosyal medyada prim yaptığını mı fark ettiniz?
Alev Alatlı bir zamanlar şöyle yazmıştı:
“İnsan kim olduğunu unutursa, başkasının rüyasında figüran olur.”
Siz hangi rüyanın figüranısınız?
Sahî kimsiniz?
Sınavlarda kopya çekip sonra “başarılı” diye övülenlerden misiniz? Adalet diye bağırıp sonra tanıdığını kayıranlardan mı? Ahlak diye vaaz verip sonra gece ekranına düşenlerden mi?
Soruyorum çünkü bu toplum, sizin gibilerle çürüyor. Yani kim olduğunu bilmeyenlerle. Kimliğini kitleye teslim edenlerle. Fikrini konjonktüre göre ayarlayanlarla.Yüzünü kalabalığa, sırtını vicdanına dönenlerle.
Ve ne yazık ki bugün başarı; dürüst kalmak değil, iyi oynamak sanılıyor.
Kimse kendi gerçeğini taşıyamıyor. Onun yerine hazır kimlikler giyiliyor:
Modern, dindar, entelektüel, milliyetçi, minimalist, seküler, hassas, duyarlı, öfkeli, mağdur, güçlü…
Ne lazımsa o oluyorsunuz.
Ama yine de soruyorum:
Sahî, kimsiniz?
Bakın, zor bir şey sormuyorum. Sadece sahici bir şey soruyorum. Ama en zor sorular, en basit olanlardır. Çünkü cevap, içimizde değildir artık arşivdedir.
Çünkü yüzleşmek yoktur artık imaj vardır.
Siz siz misiniz? Yoksa, insanların görmek istediği siz mi?
Son bir soru:
Eğer bir gün kalabalık çekip giderse, sessizlikte hâlâ var mısınız?
Yoksa sadece alkışta mı yaşıyorsunuz?
Sahî…
Kimsiniz?
HACER ELBEY - EĞİTİM YÖNETİCİSİ
DIĞER HABERLER
-
İstanbul Ticaret Odası Meclis Toplantısı’na katılım
14 Mayıs 2026, 17:31 -
5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu Kapsamındaki İdari Para Cezalarında "Tekerrür" Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali
14 Mayıs 2026, 12:43 -
Ailede Sosyalleşmeye Pratik Bir Çözüm ve Bu Süreçte Okulun Rolü
14 Mayıs 2026, 09:56 -
FİNAL PRESTİJ KURS AÇILIŞ TÖRENİNE KATILIM.
14 Mayıs 2026, 09:53 -
BAB-I ALİ TOPLANTISINA KATILIM
14 Mayıs 2026, 09:49 -
BURSA'DA OKUL ZİYARETLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
12 Mayıs 2026, 23:05 -
ÖZKURBİR Yönetimi Bursa’daki Eğitim Zirvesine Katıldı
12 Mayıs 2026, 22:39 -
Eğitim ve kendimiz olmak -4-
12 Mayıs 2026, 09:17 -
EKRANIN KARANLIK YÜZÜNE KARŞI AÇIK BİR ÇAĞRI!!!!
12 Mayıs 2026, 08:46 -
Tasavvufun eğitimdeki yeri
11 Mayıs 2026, 08:09

