Özel Okullar Ülkemizin Gelecek Vizyonunun Ortaklarıdır. 04 Nisan 2026, 14:07
Devletimizin, "kamu yararı" gördüğü her alanda nasıl güçlü bir irade sergilediğine hep birlikte şahitlik ediyoruz.
Kentsel dönüşümden enerji yatırımlarına, turizm teşviklerinden savunma sanayiine kadar pek çok stratejik sektörde; uzun vadeli ödeme planları, vergi kolaylıkları ve dinamik destek paketleri devreye alınıyor.
Devlet, bir meseleyi "gelecek vizyonu" olarak kodladığında, toplum yararına her türlü fedakârlığı yapma iradesine sahiptir.
O zaman "Milli Eğitimimiz" içinde aynı kararlılığı ve kolaylaştırıcı tavrı görmek istiyoruz.
Önümüzde, doğum oranlarının düşmesiyle başlayan ve demografik yapımızı kökten değiştirecek bir süreç var.
Ancak mesele sadece nüfus değil; mevcut kapasitenin verimli yönetilememesi meselesidir.
Bugün özel okulların doluluk oranları %40-45 bandında seyrederken, bilhassa Büyükşehirlerde resmi okullarımızda kütüphanelerin, atölyelerin sınıf haline getirildiğini, %100’ü aşan bir yoğunluk yaşandığını görüyoruz.
Oysa bu binaların hepsi, bu ülkenin çocuklarına hizmet etmek için yükselmiş milli birer servet değil mi?
2015’li yıllarda "özel okullaşma oranını %15’e çıkarma" hedefiyle teşvik edilen, yatırım yapan, elini taşın altına koyan eğitim girişimcileri, 2019’dan sonra adeta kendi kaderine terk edildi.
Teşviklerin kesilmesi bir yana; geçen yıllar içinde sırayla fiyat sınırlamaları, kitap, kırtasiye ve yemek kalemlerine getirilen kotalar, artan enflasyonist baskıyla birleşince özel okullar için bir malasef "varoluş mücadelesi" başladı.
Sormak gerekiyor: bu olumsuz gidiş ne zaman fark edilecek?
Özel okulların sunduğu Eğitimdeki çeşitliliği vizyoner çalışmaları ve "bayraktar" projeleri göz ardı edilerek işin sonunda eğitimi tek düze ve belli sınıfsal zümrelere mi mahkûm edeceğiz?
Eğer, 2030’lara gelindiğinde bugün %7,4 olan özel okul oranını tüm bu olumsuzluklarla %3’lere düştüğünde, bu durum sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda eğitimde bir vizyon kaybı olmayacak mı?
Devletimizden beklentimiz nettir:
Milli savunmadan sağlığa kadar her alanda hissedilen o "dinamo gücü “nü Milli Eğitim’de de görmek istiyoruz.
Yok, eğer Milli Eğitim ajandasında farklı bir plan varsa onu da Özel Okullarla bir an önce paylaşılmalıdır.
Okul sahipleri, öğretmenler ve çalışanlar önlerini görebilmeli, tedbirlerini buna göre almalıdır.
Vakıf ve üst segment okullar dışındaki yaklaşık 12 bin özel okulun %70’i bugün yakın gelecekle ilgili bu derin kaygıyı taşımaktadır.
2030 yılı geldiğinde şuanda alınmayan tedbirlerden dolayı "Özel Okullar için şartlar dönülmez şekilde zor duruma gelecekse; işte o zaman heba olan sadece binalar değil, istihdam edilen binlerce öğretmen, milli sermaye ve iş barışı olacaktır.
Bizler devletimizle her zaman olduğu gibi omuz omuza yürümek istiyoruz.
Çünkü eğitim, sadece bir sektör değil; bu ülkenin gelecek meselesidir.
BİLGİN PELİSTER - EĞİTİM YÖNETİCİSİ - YK ÜYESİ
DIĞER HABERLER
-
NİHAYET ANLAŞILDI GİBİ?!?
04 Nisan 2026, 14:09 -
Özel Okullar Ülkemizin Gelecek Vizyonunun Ortaklarıdır.
04 Nisan 2026, 14:07 -
YK Üyesi Şeyhali TUĞ, İstanbuldaki üye temaslarına devam ediyor.
03 Nisan 2026, 19:29 -
EY OĞUL
03 Nisan 2026, 12:23 -
Azalan Nüfus, Değişen Değerler ve Özel Okulların Yeni Yol Haritası
03 Nisan 2026, 12:12 -
Bir Eğitim Modelini Değil, Bir Medeniyet Tasavvurunu Güncellemek
03 Nisan 2026, 11:56 -
Özel Öğretim Kurumlarında Elden Tahsilat Yasağı ve Şirketlerin Nakit İşlem Limitleri
03 Nisan 2026, 11:43 -
BAŞKAN ENİS ŞENER, MAARİF VAKFI’NIN 4. İSTİŞARE PROGRAMINA KATILDI
02 Nisan 2026, 02:02 -
Beyin Göçünün Dünü Bu Günü
01 Nisan 2026, 14:35 -
AHLÂKIN GÜCÜNE TALİP OLMAK: İSLAMİYET VE MERHAMET
01 Nisan 2026, 14:24

