Okul-Öğretmen-Veli Üçgeninde Zor Denge 13 Nisan 2026, 02:07
Eğitim dediğimiz yapı çoğu zaman görünmez bağlarla ayakta duran bir üçgene benzer: okul, öğretmen ve veli. Peki bu üçgenin en uzun kenarı hangisidir? Okulla veli arasındaki mesafe mi, öğretmenle okul arasındaki beklenti farkı mı, yoksa veliyle öğretmen arasında hissedilen ama çoğu zaman dile getirilemeyen iletişim boşluğu mu? Aslında mesele, hangi kenarın daha uzun olduğundan çok, bu üçgenin ne kadar dengede durabildiğidir.
Bir okul toplantısında müdürün velilere hitap ettiğini düşünün: “Biz bu okulda her çocuğun başarısı için varız.” Bu cümle, niyet olarak güçlüdür; ancak karşı tarafta her zaman aynı karşılığı bulmaz. Arka sıralarda bir veli, yanındakine eğilip “Geçen yıl da aynı şeyleri söylemişlerdi ama bizim çocuk hâlâ matematikten zayıf alıyor.” diyebilir. Öğretmenler odasında ise başka bir gerçeklik konuşulur: “Veli memnuniyeti öncelik deniyor ama bu bazen pedagojik doğrulardan ödün vermek anlamına geliyor.” Koridorda karşılaşılan bir veli ise daha doğrudan bir talepte bulunur: “Çocuklar derslerde çok sıkılıyormuş, dersler biraz daha eğlenceli olabilir mi?”
Bu tablo bize şunu gösterir: Herkes kendi bulunduğu yerden haklıdır. Ancak haklılıkların toplamı, her zaman sağlıklı bir denge oluşturmaz. Bu üçgende en zor görev ise çoğu zaman öğretmene düşer. Çünkü öğretmen hem okulun beklentilerini karşılamak hem velinin taleplerini anlamak hem de tüm çocukların gelişimini gözetmek zorundadır. Bu da onu, üçgenin tam ortasında, sürekli denge kurmaya çalışan bir konuma yerleştirir.
Çatışmanın Göründüğü Yer: Ödev Meselesi
Okul–öğretmen–veli üçgenindeki çatışmaların en görünür olduğu alanlardan biri ödev konusudur. Okul yönetimi, ödevini yapmayan öğrenciler için velinin mutlaka bilgilendirilmesini ister. Öğretmen bu süreci başlatır ve ilk bildirimde veli genellikle durumu ciddiye alır. İkinci bildirimde hâlâ bir hassasiyet söz konusudur. Ancak üçüncüye gelindiğinde tablo değişir. Çünkü artık mesele tek seferlik bir durum olmaktan çıkmış, süreklilik kazanmıştır.
Bu noktada çocuğun ödev yapmamasının arkasında çoğu zaman daha derin nedenler vardır: gelişmemiş sorumluluk bilinci, aile içi tutumlar ve yerleşmiş alışkanlıklar. Veli ise bir süre sonra “Ne yaparsak yapalım değişmiyor” düşüncesine kapılır. Sorunu çözmek yerine kabullenmeye yönelir. İşte tam bu aşamada öğretmenin ısrarla olumsuz geri bildirim vermeye devam etmesi, beklenen etkiyi oluşturmaz. Aksine, ilişkide yeni bir kırılmanın kapısını aralar.
Veli savunmaya geçer ve ardından çoğu zaman şu cümle gelir: “Bu sadece bizim sorumluluğumuz değil.” Özel okul bağlamında bu ifade daha da keskinleşebilir: “Biz bu okul için ciddi bir ücret ödüyoruz.” Böylece süreç, çözüm üretme zemininden uzaklaşır ve bir sorumluluk tartışmasına dönüşür. Süreç uzadıkça bazı veliler öğretmende ve okulda eksik aramaya başlar; WhatsApp gruplarında başlayan dolaylı ifadeler zamanla açık bir memnuniyetsizliğe dönüşür.
Oysa bu durum sadece iletişim sorunu değildir. Psikoloji bize şunu söyler: Ebeveynler, çocuklarıyla ilgili olumsuz geri bildirimleri duymaya çoğu zaman hazır değildir. Hazır olduklarını düşünseler bile iç dünyalarında hızla bir savunma mekanizması devreye girer. Bu nedenle sürekli olumsuz geri bildirim, bir süre sonra etkisini kaybeder ve ilişkiyi zedeler. Buradan öğretmen için önemli bir ilke doğar: Her doğru, her zaman aynı şekilde ve aynı sıklıkta söylenmez. Geri bildirimin içeriği kadar, dili ve zamanı da belirleyicidir.
Üçgenin Ortasında Kalan Çocuk
Dünya genelinde farklı eğitim sistemleri bu üçgeni dengelemek için çeşitli modeller geliştirmeye çalışıyor. Ortak hedef ise aynı: okul, öğretmen ve veli arasında sağlıklı bir iş birliği kurmak. Çünkü bu dengenin kurulabildiği ortamlarda çocukların akademik başarısı kadar duygusal gelişimi de güçlenir.
Ancak gerçek hayatta bu denge sık sık bozulur. Bazen veli baskın hâle gelir, bazen okul. Çoğu zaman ise öğretmen iki uç arasında sıkışır. Çoğu zaman da fark edilmeyen bir gerçek vardır: Bu gerilimin tam ortasında çocuk durur.
Yıllar önce yaşadığım bir olay, bu gerçeği çok çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştu. Bir öğrencim vardı; ailesiyle okul yönetimi arasında sürekli bir gerilim yaşanıyordu. Bu gerilim zamanla benimle olan iletişime de yansımıştı. Çocuk her geçen gün biraz daha içine kapanıyor, daha sessiz bir hâl alıyordu. Bir gün bana bir resim getirdi. Resimde bir öğretmen, bir veli ve bir okul müdürü vardı. Ellerinde büyük sopalar tutuyorlardı. Ortada ise küçücük bir çocuk duruyordu. Resmin altına şu cümleyi yazmıştı: “Ben kimin tarafındayım?”
Bu soru, aslında sadece o çocuğa ait değildi. Eğitim sisteminin içinde sessizce büyüyen birçok çocuğun ortak sorusuydu. Çünkü biz yetişkinler çoğu zaman köşelerimizde haklılık mücadelesi verirken, çocukları farkında olmadan taraf olmaya zorluyoruz.
Denge Ne Demektir?
Okul–öğretmen–veli üçgeninde denge, herkesin eşit güçte olması değildir. Denge, herkesin aynı yöne bakabilmesidir. Bu üçgenin herhangi bir köşesinde oluşan bir çatlak, doğrudan çocuğun dünyasında bir kırılmaya dönüşür. Çünkü çocuk bu yapının ortasında duran bir unsur değil, aslında bu yapının kendisidir.
Okul, öğretmen ve veli; çocuğun farklı yüzleridir. Bu yüzler birbirine döndüğünde çocuk bütünleşir. Birbirine karşı durduğunda ise çocuk parçalanır. Bu nedenle eğitimde asıl mesele, haklı çıkmak değil; birlikte doğruyu inşa edebilmektir.
Eğitimin sırrı, üçgenin açılarını kusursuz hesaplamakta değil, kalbini doğru yerde tutabilmektir. Ve o kalp, her zaman çocuktur.
Adem Keven - Eğitim Yöneticisi
DIĞER HABERLER
-
RASİM KARAGÜL'DEN İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ NECİP ŞİMŞEK'E ZİYARET
13 Nisan 2026, 10:35 -
ÖZKURBİR YÖNETİMİNDEN İSTANBUL İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE ZİYARET
13 Nisan 2026, 10:16 -
Okul-Öğretmen-Veli Üçgeninde Zor Denge
13 Nisan 2026, 02:07 -
Terbiyede Disiplin, Ödül, Ceza ve Sınırlar
13 Nisan 2026, 02:03 -
Başakşehir’de Sanat ve Maneviyat Buluştu
12 Nisan 2026, 10:24 -
ÖZKURBİR, Vuslat Platformu Kahvaltı Programında Yerini Aldı
11 Nisan 2026, 12:09 -
TANIMAK VE TANIŞMAK
11 Nisan 2026, 09:56 -
ÖZKURBİR YK ÜYESİ HAMİ KOÇ’TAN BİLTEK OKULLARINA ZİYARET
11 Nisan 2026, 09:36 -
ÖZKURBİR’den Düzce’de Eğitim Odaklı Ziyaret
11 Nisan 2026, 09:17 -
ÖZKURBİR HEYETİNDEN KAYSERİ’DE HUKUKİ İSTİŞARE TOPLANTISI
11 Nisan 2026, 09:02

