Kaybetmeden Değerini Bilmez İnsan 16 Temmuz 2025, 07:55
Bedeninde ağrıyan sızlayan herhangi bir organın yoksa o organların gerçekten senin için ne kadar değerli olduğunu ve yaşam kalitenin ancak onların fonksiyonlarını tam manasıyla yerine getirebildiğinde mümkün olabildiğini asla fark edemezsin.
Eğer bu organlardan herhangi birisi mesela başın, dişin veya boynun
dayanılmaz bir biçimde ağrısa
yaptığın bütün rutin işleri bırakır
sadece ağrının ve acının derdine düşersin.
Sorunlu organı iyileştirmek ve eski sağlıklı haline dönüştürmek için
doktora gidersin ilaç kullanırsın
ve bu uğurda para harcamaktan hiç çekinmezsin.
Tedavi esnasında ve sonrasında tekrar aynı zorlukları çekmemek için
çok daha fazla hassasiyet gösterirsin,
üstüne titrersin, gıda takviyeleri yaparsın
onu geliştirmek ve sağlıklı bir kıvamda tutmak için
doktorların söylediği tavsiyelere harfiyen uyarsın.
İşte insanlar arası ilişkiler de aynen organlarımızla olan
ilişkilerimize benzerler.
Eğer bir dostumuz gerçekten bizi sevdiği, saydığı ve değer verdiği için
her müşkül durumumuzda yardımımıza koşuyorsa,
teklifsiz ve hesapsız hep yanımızda duruyorsa,
güldüğümüzde gülüyor, ağladığınızda ağlıyorsa
yani sağlam organımız gibi hayatımızın daha nitelikli olmasını sağlıyorsa
aslında çok şanslı biriyiz demektir.
Fakat nasıl bir organımızın hastalanmadan değerini bilemiyor isek,
çoğunlukla sorun çıkarmayan, kapris yapmayan,
kendisine karşı bir kusur işlediğimizde bize yükselmeyen,
bir hata yaptığımızda yargılamadan yardım eden,
ve her konuda bizi destekleyen insanlara karşı da
söz tavır ve davranışlarımızda gerekli hassasiyeti ve özeni
maalesef göstermeyiz.
Fakat kendisini dikkatsizce kırıp incittiğimizde,
haksızca eleştirip küçük düşürdüğümüzde,
bize olan sevgi ve samimiyetini suiistimal ederek
onu önemsemediğimizde ve ne yaparsak yapalım
dostluğumuz bakidir diye düşünerek
onun fikir ve düşüncelerine
gereken saygı ve hürmeti göstermeyerek yok saydığımızda;
bir gün bizi terk ederek, hastalanan organımız gibi yokluğu ile
bize acı ve keder vermeye başlar.
Ve biz ancak hayatımızdan uzaklaşmaya başladığında
bize karşı eski dostluk ve samimiyetini göstermediğinde
onun gerçek varlığını hissetmeye,
hayatımızdaki yerinin ne denli önemli ve doldurulmaz olduğunu
fark etmeye başlarız.
Nedendir bilinmez ama insan bir şeyin değerini maalesef
onu kaybetmeden anlayamıyor.
Tüm güzellikler hayatında bizzat var iken onların kadir kıymetini bilemiyor.
Ve ne garip bir gerçektir ki sevginin, hürmetin, dostluğun,
hoşgörünün merhametin şefkatin, nezaketin ve zarafetin miktarı arttığında tersine kıymeti ve değeri de azalıyor.
Nankörlük edene vefalı olmak, kıymet bilmeyene değer vermek,
hürmet göstermesini bilmeyeni onore edip yüceltmek,
merhametli davranmayana şefkatli olmak,
bencillik edene cömert adam muamelesi yapmak
ne kadar yanlış ve adil değilse,
sen varken varlığının değerini ve varlığınla kapladığın maddi ve manevi alanın paha biçilmez kıymetini bilmemek,
bilip de gereken titizliği göstermemek
sanırım sadece aklını kullanamayan insanlara has bir tutum.
Sahip olduğu zenginliklerin ve nimetlerin değer ve kıymetini
onları kaybetmeden bilenlere ne mutlu.
Kendilerini sevdiklerine, sevdiklerini de kendilerine mahrum etmeyen
akıllı insanlara ne mutlu.
NACİBEKTAŞ - EĞİTİMCİ YAZAR
DIĞER HABERLER
-
ÖZKURBİR’den İstanbul’da Üye Ziyaretleri
24 Mart 2026, 16:11 -
İTO 15 No’lu Eğitim Meslek Komitesi Toplantısı Gerçekleştirildi
24 Mart 2026, 15:51 -
İslâm’ı Bilmeden ve Yaşamadan; Sahi, Siz Neye Karşı Çıkıyorsunuz?
24 Mart 2026, 15:36 -
Okullarda Manevi Eğitim: Dersin Ötesinde Bir Okul İklimi Meselesi
24 Mart 2026, 15:34 -
SEVGİLİ OKUR…
24 Mart 2026, 15:28 -
Bir Ayın Ruhu, Bir Yılın Eğitim İklimi Olabilir mi?
19 Mart 2026, 18:24 -
Ramazan Bitiyor… Manevi İklim de Bitecek mi?
19 Mart 2026, 17:48 -
Veli Toplantılarının Anatomisi
19 Mart 2026, 17:36 -
BAYRAM OLACAK BİR RAMAZAN
19 Mart 2026, 17:24 -
Eğitim Nerede Başlar? “Kasis!” ve Trafik Kültürü
18 Mart 2026, 17:58

