Gemisini Terk Etmeyen Kaptan 22 Ekim 2025, 07:51
Modern insanın en büyük yanılgısı, sorumluluktan kaçışı meziyet sanmasıdır. "Ben kendimden sorumluyum," diyen postmodern birey, aslında hiçbir şeyin sorumluluğunu almamayı seçmiştir. Evet, belki maaş bordrosunda ismi yazılıdır, belki kartvizitinde unvanı vardır; ama ilk sarsıntıda, gemi yalpalamaya başladığında, gözünü kırpmadan atlayacaktır filikaya.
Oysa asıl insan, asıl kaptan, tam da o yalpalamada belli olur. Çünkü kriz zamanları, karakterin röntgenidir. İnsanı bütün çıplaklığıyla gösterir. Gemisini terk etmeyen kaptan... Bu yalnızca romantik bir denizci hikâyesi değildir. Bu, bir medeniyet tasavvurunun, bir ahlak sisteminin, bir aidiyet hissinin şifre adıdır. Bakınız, bu topraklar da bir gemidir. Koca bir uygarlık gemisi. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan, zaman zaman bataklıklara sürüklenmiş, zaman zaman çelik gibi doğrulmuş bir gemi. Ve bu gemide kaptanlık, sadece dümeni tutmak değildir. Bazen susmaktır, bazen haykırmaktır, bazen de kimse görmeden sabaha kadar sintine temizlemektir. Ama gemiyi terk etmek yoktur. Bu, kadim kültürde zillettir. Çünkü terk eden, sadece demiri bırakmaz. Hafızayı bırakır. Tarihi bırakır. Umudu bırakır. Bakın, Batı'nın seküler aklı yıllardır bireyin selametini merkeze koydu. Ne oldu? Birey kurtulamadı, toplum kayboldu. Sonra oturup ağladılar: “Toplumsal çözülme, ruhsal çöküntü, anlam krizi…” Bizde ise kaptanlık, başka türlü bir makamdır. Erdemle, diğerkâmlıkla, tevekkülle yoğrulmuştur. Gemi su alırken kaçmazsın. Kaçarsan, sadece yolcuları değil, seni de batırır.
Bugün gemisini terk etmeyen kaptan kavramı, yeniden yazılmalı. Her meslek erbabı için. Her anne baba, her öğretmen, her yönetici için. Bu bir semboldür çünkü. Zorla karşılaşınca kaçmamak. İlk darbede yıkılmamak.
Ve evet, bazen kaptan batacak. Ama batarken bile bir ahlak bırakacak ardında. Çünkü çocuklar, başarı hikâyelerinden değil, onurlu duruşlardan öğrenir yaşamayı…
Aklınızda tutun:
Gemi batabilir. Ama kaptan gemiyi terk ederse, sadece o gemi değil, tüm limanlar yıkılır. Çünkü gemisini terk etmeyen kaptanlar, bir milletin vicdanıdır.
Ve vicdan olmadan, ne gemi yürür, ne rota çizilir, ne de medeniyet inşa edilir.
HACER ELBEY - EĞİTİM YÖNETİCİSİ
DIĞER HABERLER
-
Bir Ayın Ruhu, Bir Yılın Eğitim İklimi Olabilir mi?
19 Mart 2026, 18:24 -
Ramazan Bitiyor… Manevi İklim de Bitecek mi?
19 Mart 2026, 17:48 -
Veli Toplantılarının Anatomisi
19 Mart 2026, 17:36 -
BAYRAM OLACAK BİR RAMAZAN
19 Mart 2026, 17:24 -
Eğitim Nerede Başlar? “Kasis!” ve Trafik Kültürü
18 Mart 2026, 17:58 -
Dedemin Tespihine Ne Oldu?
18 Mart 2026, 17:55 -
TAHAYYÜL VE TASAVVUR
18 Mart 2026, 17:52 -
Kul hakkı yemek orucu bozar mı?!..
14 Mart 2026, 10:02 -
Ramazan’ın Çocukları: Osmanlı’da pedagoji ve kültürün inceliği
14 Mart 2026, 09:47 -
ÖZKURBİR Başkanı Enis Şener, Milli İrade Platformu İftar Programı'na Katıldı
13 Mart 2026, 23:30

