Eğitimde Ödül ve Ceza 24 Nisan 2026, 19:43
Yıllar evvel kapsayıcı eğitimle ilgili “Developing an In-Service Training for Inclusive Classroom Practices (DISTINC)” [Kaynaştırma - Bütünleştirme Yoluyla Eğitim Uygulamalarında Önleyici Yaklaşımlar] başlıklı, MEB ve Boğaziçi Üniversitesinin de paydaş olduğu proje kapsamında Belçika’nın Antwerp şehrine gitme fırsatım olmuştu.
Proje çalışmaları çerçevesinde, ev sahibi Antwerp Üniversitesi hocalarından Profesör Jo Lebeer rehberliğinde, tüm katılımcı akademisyenlerle birlikte ilköğretim düzeyinde bir okulu ziyaret ettik. Onun yönlendirmeleri doğrultusunda okulu gezip incelemelerde bulunduk, ilgililerden birtakım bilgiler aldık. Bu sırada bazı sınıflara girip ayaküstü ders dinledik.
Girdiğimiz sınıflardan birisinin kapı önünde ilkokul üçüncü sınıf düzeyinde küçük bir kız öğrenci tekli sırasına oturmuş, defterine yazı yazmakla meşguldü.
Rehberimiz Prof. Lebeer, öğrenciye “Niçin buradasın?” diye sordu. Öğrenci herhangi bir tepki göstermeksizin “Sınıf kurallarına uymadım.” diye cevap verdi. Bu arada yazı yazmayı sürdüren öğrenciye uymadığı kural sorulduğunda “Konuştum.” dedi.
Dersin öğretmeni, muhtemelen ders sırasında kurallar dışında konuşarak arkadaşını veya sınıfı rahatsız eden ya da dersin işleyişini olumsuz etkileyen bu öğrenciyi bir şekilde cezalandırmış; sınıftan çıkararak kapının önüne koymuş, aynı zamanda yazı yazmakla ödevlendirmişti.
Bir alt kata indiğimizde ise iri kıyım, melez bir yedinci sınıf öğrencisi yine sınıf kapısının önünde zemine yayılarak oturmuş, sırtını duvara yaslayıp kitap okumaktaydı. Prof. Lebeer, ona da “Niçin buradasın?” diye sordu. Öğrenci kendisine sorulan soruya “Suç işledim.” diye cevap verdi. İşlediği suçun ne olduğunu sorulduğunda “Yaramazlık yaptım.” dedi.
Öğretmeni bu yedinci sınıf öğrencisini -nasıl bir yaramazlık yaptıysa- cezalandırmış, onu sınıftan çıkararak kapının önüne koymuş, aynı zamanda kitap okumakla ödevlendirmişti.
Hiç unutmuyorum, görev yaptığım okulların birinde öğretmen arkadaşımız, ders esnasında arkadaşıyla fiziksel temas derecesinde tartışan öğrenciyi sınıftan çıkarıp idare odasına getirmişti. Öğrenci akşam eve gittiğinde olayı annesiyle paylaşmış; durumu öğrenen anne, ertesi sabah büyük oğlunu yanına alıp okula gelmiş ve “O öğretmen nerede?” diye arayışa girişmişti.
Veli kısa sürede sakinleştirilerek durum kendisine izah edilmiş, fakat o “Babası duyarsa…” diye konuşmaktan vaz geçmemişti. Olay, cep telefonunun yaygın olarak kullanıldığı dönemde yaşanmış olsaydı muhtemelen veli daha erken okula intikal eder, farklı gelişmeler yaşanabilirdi.
Eğitimde disiplin; hedeflenen tutum ve davranışların öğretilmesi, özümsenip özümsenmediğinin yani hayata geçirilip geçirilmediğinin denetlenmesi, olumlu gelişmelerin ödüllendirilip olumsuzlukların cezalandırılması şeklinde sağlanır.
Bu anlayış ve uygulama, eğitilen bireylere kendi tutum ve davranışlarını denetleme becerisi ve kurallara uyarak hayatını sürdürebilme alışkanlığı kazandırılmasını amaçlamaktadır. Bütün bunlar, ödül ve disiplin yönetmelikleri başta olmak üzere yönetmeliklerle düzenlenmiştir.
Ülkemiz insanının büyük çoğunluğu kurallara uymama, haklarını bilme ve savunma konusunda oldukça mahir davranırken görev ve sorumluluklarını yerine getirme noktasında maalesef ayak sürümektedir. Uymadığı kuralın suç ve başkasının hukukunu ihlal olduğunu düşünmeyen, suçunu kabullenmeyip cezai yaptırımlardan kurtulmak için her yolu deneyenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır.
Her zaman söylediğimiz gibi eğitim öğretimden beklenenler sadece okuyup yazmak, hesap kitap yapmayı öğrenmek, test çözmek, sınav başarısı, diploma, iyi bir iş ve gelir sahibi olmaktan ibaret olmamalıdır.
Öğrencilerimiz, süreç içerisinde kurallara ve yasalara uymanın gerekliliğini, görev ve sorumlulukları yerine getirmenin önemini de kavramalı; başarının ve olumlu davranışların bir ödülü olduğu gibi kurallara uymamanın, görev ve sorumlulukları yerine getirmemenin, hak ihlallerinin bir suç olduğunu, suç işlemenin de bir cezası olduğunu özümsemelidirler ki kurallara uyan, yasalara saygılı bireyler ancak bu şekilde yetişir.
Bu yüzden şüpheye yer bırakmayacak biçimde gerçekleşen kural ihlallerinde ve işlenen suçlarda cezai yaptırım, tarafsız ve adil biçimde mutlaka uygulanmalı, bahaneler üretilerek referanslar yoluyla sorun bertaraf edilmeye çalışılmamalıdır. Yoksa yasalara saygı duymayıp ciddiye almayan, yaptırımları önemsemeyen, yasalar ve kurallar çiğnenmek içindir anlayışına sahip bireylerin sayısı her geçen gün artacaktır.
Disiplinli bir şekilde yürütülen eğitim öğretim faaliyetlerinin başarıya ulaşmasında ve bu çerçevede kuralların özümsenmesinde ödül ne kadar önemliyse cezanın da o kadar önemli olduğu iyi bilinmelidir.
O gün orada, ilköğretim düzeyinde bir okulda karşılaştığımız manzara hatırıma gelip durumu dostlarla paylaştıkça şu soruyu sormadan edemiyorum: Aynı durum bizim ülkemizde yaşansa sonuç nasıl olurdu?
MUSTAFA USLU - EĞİTİM YÖNETİCİSİ & YAZAR
DIĞER HABERLER
-
Birlikte Kutlanan Bayram, Birlikte Kurulan Gelecek
24 Nisan 2026, 22:59 -
Eğitimde Ödül ve Ceza
24 Nisan 2026, 19:43 -
Acıbadem Okulları’ndan ÖZKURBİR’e Ziyaret
24 Nisan 2026, 19:08 -
SPORLA YÜKSELEN GÜÇLÜ NESİLLER
23 Nisan 2026, 20:38 -
ÖZKURBİR Ziyaretlerine Devam Ediyor
23 Nisan 2026, 20:25 -
ÖZKURBİR’den Birikim Vakfı Okullarına Ziyaret
23 Nisan 2026, 18:56 -
MÜTEMMİM CÜZ
22 Nisan 2026, 23:22 -
EĞİTİM VE ÖĞRETİM MESELEMİZ
22 Nisan 2026, 23:10 -
ÖZKURBİR’den Üye Kuruma Anlamlı Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:13 -
ÖZKURBİR Genel Sekreteri Erdem Kılıç’tan Üye Kuruma Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:04

