Bir Annenin Çöp Arasında Kaybolan Çığlığı 04 Ekim 2025, 01:52
Bugün, yüreğimi derinden sızlatan bir manzara ile karşılaştım. Yatsı namazından sonra yürüyüş yapmak için çarşıya doğru gitmiştim. Eve döndüğümde, evimin çok yakınındaki parkın kenarında bulunan çöp konteynerinin önünde üç tekerlekli bir el arabası gördüm. Çöpün içini karıştıran biri vardı. Biraz yaklaştığımda o kişinin bir kadın olduğunu fark ettim.
Oracıkta dona kaldım. Saatime baktım, tam 23.15’ti. Bu saatlerde erkeklerin çöp karıştırdığını görmüştüm ama bir kadını, hem de gecenin bu vaktinde, ilk kez görüyordum. Görünüşünden yabancı uyruklu olmadığı anlaşılıyordu. Elbette daha önce de çöp karıştıran insanlara şahit olmuştum ama bir kadının, belki bir annenin, üç beş kuruş paraya dönüşecek şeyler bulmak için çöpleri karıştırması içimi bambaşka yaraladı.
Bir an düşündüm. Kadının yanına gidip, “Abla, bu saatte burada ne yapıyorsun? Senin için tehlikeli değil mi?” demek istedim. Aynı anda da cebimden biraz para çıkarıp, “Abla, yarın çalışmayı bırak, çocuklarınla tatil yap,” demek geçti içimden. Ama yalnızdım; gecenin bu saatinde yanlış anlaşılmaktan korktum ve cesaret edemedim.
Bir süre sonra kadın, arabasını iteleyerek oradan uzaklaştı. Ben ise parktaki bankta adeta donmuş bir şekilde kalakaldım. Eve girdiğimde üzerinden yaklaşık bir saat geçmişti. Durumu eşimle paylaştım. O da, “Beni çağırsaydın, bir şeyler yapmaya çalışırdık,” dedi. Ama olay birkaç dakika içinde olup bitmişti.
Gece boyunca uyuyamadım. İki saate yakın düşündüm, düşündüm… Kendimi, ailemi, içinde bulunduğumuz toplumu. O an, ne kadar az şükrettiğimizi fark ettim. Son yıllarda insanların ekonomik refahı artmış olsa da memleketimizde böyle manzaralarla karşılaşabiliyoruz.
Allah’ın ayetleri geldi aklıma: “Ne kadar da az şükrediyorsunuz, niçin ihtiyaç fazlasını paylaşmıyorsunuz?” Rabbimiz müminlere, “Onlar varlıkta da yoklukta da infak ederler,” buyurmuyor mu?
Ama görüyorum ki artan refah seviyesi insanlarımızı daha da bencilleştirmiş. Kendi ailesinden başkasını düşünmez hale gelmişiz. Rabbimiz “Ey insanlar! Siz okumaz mısınız, düşünmez misiniz, akletmez misiniz?” diye seslenmiyor mu?
Geçmişte iyiliği emretmeyip kötülükten sakındırmayan toplumların helakı aklıma geldi. İrkildim, korktum. Böyle devam edersek biz de helak olur muyuz bilmiyorum. Ama ağır bir imtihana tabi tutulacağımızı hissediyorum.
Mehmet Coşar – Eğitim Yöneticisi
DIĞER HABERLER
-
Bir Ayın Ruhu, Bir Yılın Eğitim İklimi Olabilir mi?
19 Mart 2026, 18:24 -
Ramazan Bitiyor… Manevi İklim de Bitecek mi?
19 Mart 2026, 17:48 -
Veli Toplantılarının Anatomisi
19 Mart 2026, 17:36 -
BAYRAM OLACAK BİR RAMAZAN
19 Mart 2026, 17:24 -
Eğitim Nerede Başlar? “Kasis!” ve Trafik Kültürü
18 Mart 2026, 17:58 -
Dedemin Tespihine Ne Oldu?
18 Mart 2026, 17:55 -
TAHAYYÜL VE TASAVVUR
18 Mart 2026, 17:52 -
Kul hakkı yemek orucu bozar mı?!..
14 Mart 2026, 10:02 -
Ramazan’ın Çocukları: Osmanlı’da pedagoji ve kültürün inceliği
14 Mart 2026, 09:47 -
ÖZKURBİR Başkanı Enis Şener, Milli İrade Platformu İftar Programı'na Katıldı
13 Mart 2026, 23:30

