BEN ERGEN DEĞİLİM, ÇOCUĞUM... 17 Şubat 2026, 17:28
“Yemek hazır anneciğim, üşütme babacığım.” Bugünün ebeveynlerinin çocuklarına hitap şekli değil mi? Çoğunuzun “evet” dediğini duyar gibiyim. Nitekim günümüzün tartışmalı konularından biri de bu.
Hatta bir kısım uzmanlar, “Lütfen çocuklarınıza bu şekilde hitap etmeyin.” diye özellikle uyarılarda bulunmaya başladılar.
Ancak aslında burada, yani yazımın başında bu şekilde seslenen kişiler doğru kişiler; yani çocuklar. Maalesef bu şekilde devam edersek, muhtemelen yakın bir gelecekte çocuklar ebeveynlerine anne-babalık yapmaya başlayacaklar. Toplum birbirinden olabildiğince uzaklaşırken, aile yapısını da olumsuz bir şekilde dönüştürüyor.
Nasıl ki bundan yirmi, otuz yıl önce Avrupa’da bir yerlerde, evlerinde kendi başlarına öldükleri hâlde yıllarca fark edilmemiş insanların ailelerini ve çevrelerini yadırgayan bir toplumduk; şimdilerde kendi ülkemizde de bu tür olaylara şahit olmaya başladık ve artık şaşırmıyorsak… Korkarım, ebeveynlerine anne-babalık yapmak zorunda kalan çocuklara da şaşırmayacağız. Üstelik bu kez muhtemelen Avrupalılar dönüp bize şaşıracaklar. Bu zayıflığı onlardan önce yaşayacağız gibi görünüyor.
Neden mi böyle düşünüyorum? Bence görünen köy kılavuz istemez; fakat buna rağmen hissiyatımı anlatmaya çalışayım.
“Anneciğim, babacığım” dediğimiz çocukları önce baş tacı ettik. Birilerinin dediği gibi helikopter ebeveynlik yaptık. Öyle bir görmemişlik seviyesine çıktık ki, neredeyse aldıkları nefeste ki, oksijen ile karbondioksiti ayrıştıracak kadar müdahil olduk. Ve kimse kimseyi kandırmasın; bunları çocuklarımızı düşündüğümüz için yapmadık. Ergenliğini tamamlayamamış yetişkinler olarak, adeta evcilik oyununda anne-baba olma şımarıklığı yaşadığımız için yaptık, yapıyoruz.
Oysa aklı başında her insan bilir ki anne-baba olmanın asli unsuru; doktor olmak, öğretmen olmak, arkadaş olmak ya da her şeyden anlamak değildir. Çocukları koruma görevi, onlarla yaşarken her adımlarını kontrol etmek değil; kendi hayatlarını kurduklarında ayakta kalma becerilerini doğru şekilde aktarmaktır.
Tüm uyarılara rağmen ısrarla yanlış yoldan gitmeye devam ettik. Sonra da olumsuz geri dönüşlerini almaya başlayınca, hatalarımızın sorumluluğunu almak yerine suçu geçmişe, kendi yetiştirilme şartlarımıza bağlamaya çalıştık.
Üzülerek görüyorum ki kırklı yaşlarını da geçmiş çok sayıda “ergen ebeveyn” var artık. Ve onların yetiştirdiği çocuklar mutsuz. İçine kapanmayanı da sorumluluk almayı bilmeyeni de, ne yazık ki suça karışmaya yatkın bireyler olmaya başladı. Belki onlar da dönüp ebeveynlerini suçlayacaklar; ancak zannımca suçlamanın pek fayda sağlamadığını kendi büyüklerinden gördükleri için ya büyüklerini dikkate almamaya başlıyorlar ya da onlara “büyüklük yapmak” zorunda kalacakları endişesini taşıyorlar.
Elbette bir evlat anne ve babasına bakmalı, hayırlı evlat olmalıdır. Ancak bu şekilde değil. Anne-babaya, yaşlıysa, düşkünse, ihtiyaç sahibiyse bakılmalı. Zihin dünyası karışık, ne istediğini belki de hiç bir zaman bilemeyecek bir ergenlik nazlanmalarından kurtulamadıkları için değil.
Lütfen çocukları önce gereksiz yere baş tacı edip sonra paspas gibi ayaklar altına sermeyelim. Geleceğimizi kendi ellerimizle mahvetmeyelim. Uysal ve sessiz çocuk yetiştirdik diye övünmeyelim. Bilmeliyiz ki sessizlik, nefrete dönüşmeye çok daha yatkındır. Bu nefreti körüklemeyelim.
Toplumda yanlış yapan çocuklardan sadece aileleri mesul değildir. Komşular ve çevrede bulunanlar olarak kendimizi de sorgulamayı, sorumluluk almayı öğrenelim.
Konuyu daha fazla uzatabilirim dostlar; ancak anlamak istemeyene kırk bilim insanı bir araya gelse bir şey anlatamaz. Derdi olan, nasiplenmek isteyenlere ise farkındalıklarını sabırla anlatmalarını rica ediyorum.
Saygı ve sevgilerimle…
RIDVAN AKLAN - EĞİTİM YÖNETİCİSİ & YAZAR
DIĞER HABERLER
-
İstanbul Ticaret Odası Meclis Toplantısı’na katılım
14 Mayıs 2026, 17:31 -
5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu Kapsamındaki İdari Para Cezalarında "Tekerrür" Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali
14 Mayıs 2026, 12:43 -
Ailede Sosyalleşmeye Pratik Bir Çözüm ve Bu Süreçte Okulun Rolü
14 Mayıs 2026, 09:56 -
FİNAL PRESTİJ KURS AÇILIŞ TÖRENİNE KATILIM.
14 Mayıs 2026, 09:53 -
BAB-I ALİ TOPLANTISINA KATILIM
14 Mayıs 2026, 09:49 -
BURSA'DA OKUL ZİYARETLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
12 Mayıs 2026, 23:05 -
ÖZKURBİR Yönetimi Bursa’daki Eğitim Zirvesine Katıldı
12 Mayıs 2026, 22:39 -
Eğitim ve kendimiz olmak -4-
12 Mayıs 2026, 09:17 -
EKRANIN KARANLIK YÜZÜNE KARŞI AÇIK BİR ÇAĞRI!!!!
12 Mayıs 2026, 08:46 -
Tasavvufun eğitimdeki yeri
11 Mayıs 2026, 08:09

